TSK'nın,Geleceğe Yönelik Temel Hedefi: 'Her Ortam ve Şartta Görev Yapabilen, Eğitimli Bir Ordu.'

Genelkurmay, Davutoğlu'na sunduğu brifingde TSK'nın 2033 projeksiyonunu aktardı. Geleceğe yönelik temel hedef; her ortam ve şartta görev yapabilen, eğitimli bir ordu.

TSK'nın,Geleceğe Yönelik Temel Hedefi: 'Her Ortam ve Şartta Görev Yapabilen, Eğitimli Bir Ordu.'
26 Şubat 2015 - 11:31

Genelkurmay Başkanlığı, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na 4 Kasım'da sunduğu brifingde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2033 projeksiyonunu aktardı. Türk ordusu çağın gereklerine ve küresel gelişmelere uygun olarak 'profesyonel ordu' olma yolunda ilerlerken, TSK'nın 'geleceği' mercek altına alındı.

Çok sayıda devletin güvenlik konsepti, 'savunmayı öngören ve tehditlere dayalı' stratejik düşünceden, 'güvenliğe ve risklere dayalı' stratejik düşünceye dönüştü. Özellikle sınır tanımayan terörizm, siber saldırılar ve kıtalararası balistik füze tehdidi, ülke güvenliğinin sağlanmasında, coğrafi sınırlara bağlı olmayan stratejik güvenlik anlayışını zorunlu hale getirdi.

DEĞİŞİK ARAYIŞLARI YÖNELDİ

Öte yandan ülkeler için siyasi, ekonomik, kültürel ve teknolojik büyümenin daha da önem kazanmasıyla, güvenliğin sadece askeri güçle sağlanması artık çok daha zor. Bu nedenle, devletler ve NATO gibi çok uluslu güvenlik kuruluşları, askeri ve sivil yeteneklerin birlikte kullanılmasını öngören arayışlara yöneldi.

TSK'nın yeni 'kapsamlı yaklaşım'ı da, farklı kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğini öngörüyor. Askeri, diplomatik ve ekonomik faaliyetlerin birbirini destekleyerek sinerji yaratacak şekilde eşgüdüm içinde icra edilmesi öne çıkıyor.

'MİLLİ' SİLAH GÜCÜ

TSK'nın geleceğe yönelik temel hedefi, beka kabiliyeti ve muharebe gücü yüksek, teknoloji, bilgi ve eğitim üstünlüğüne sahip, her ortam ve şartta görev yapabilen, personeli eğitimli bir ordu. Azami ölçüde milli sanayiye dayanan silah gücü ve dış unsurlara bağımlı olmadan harekât icra edebilecek kuvvet yapısı da hedefler arasında.

HIZLI VE ETKİN

Öncelikli amaç, Türkiye'nin milli çıkarlarını hudutların ötesinden itibaren koruyacak bir yapı oluşturulması. Bunun yolu hem hızlı ve etkin hareket edebilen kara gücüne, hem açık denizlerde bayrak gösteren donanmaya, hem Türk hava sahasını her türlü tehditten koruyabilecek filolara ve hava savunma sistemlerine sahip olmaktan geçiyor. TSK, yeni dönemde, savunma gücüyle olduğu kadar, 'caydırıcılık' faktörüyle de dış güvenlik tehditlerini henüz oluşmadan etkisiz hale getirmeyi hedefliyor.

GERÇEKÇİ HEDEFLER

'Küresel güç' deyimi kulağa hoş gelse de, TSK'nın güç planlamasını daha 'gerçekçi' saptamalar ışığında hazırladığını söylemek mümkün. Örneğin son olarak Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Türk donanması için hedefi "Orta ölçekli küresel güç" olarak açıkladı. TSK, genel çerçevesiyle, 'uygun büyüklükte güç' hedefiyle ilerliyor.

Bu büyüklük ise "Küresel ve bölgesel güvenlik ortamının ihtiyaçlarına cevap verebilecek, kademeleri azaltılmış, görevlerin etkin olarak paylaştırıldığı, gerekli yapısal değişiklikleri süratle hayata geçirebilecek, asimetrik olanlar da dahil tüm dış tehdit ve riskleri etkisiz kılabilecek bir güç oluşumunu planlayabilen, oluşturduğu gücün idamesini sağlayabilen, eğitip donatabilen" ifadesiyle tanımlanıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum